Dağıstan Bölgesi

DAĞLILARIN TEDAVİ ŞEKİLLERİ

Dağıstan Bölgesi

HASTALIK TEDAVİ ŞEKİLLERİ

 

Albay Runovski, Kaluga şehrinin emniyet amiriydi. Aynı zamanda esarette olan İmam Şamil’e rehberlik görevi de Çar tarafından kendisine verilmişti. Görevi icabı devamlı İmam Şamil ile irtibat halinde olan Albay Dağıstan’da enteresan bulduğu konuları imama sorardı. Bir gün albay imam şamile şöyle bir soru yöneltti;

– Dağlarda isim yapmış ve bizim doktorlardan daha fazla şöhretli doktorlardın olduğunu biliyoruz. Böyle kabiliyetli bu insanlar herhangi bir yerden idare ediliyor mu? Ya da olağanüstü pratikten faydalanma gibi bir sistem uygulanıyor mu?

İmam şöyle cevap verir;

– Halkımızın yaralanmaları değişik türlerden oluşur, onların tedavilerinde kullanılan ilaç ve tıbbi malzemelerin de değişik olmasını gerektirir. Hekimlerimizin cerrahlarımızın bilgileri de kıyaslanamayacak derecede yüksektir. şayet bu hekimler ve bu tedaviler olmasaydı Dağıstan halkı büyük kayıplar  verirdi. Kısacası ateşli ve soğuk silahların açtığı yaralar, ölüm derecesi hariç, Dağıstan cerrahlarınca başarılı bir şekilde tedavi edilir. Bu cerrahların tedavi edemeyeceği yara yoktur.

Bunun özelliklerini çoğaltabiliriz, uzaklara gitmeyelim, burada karşınızda olan ben Şamil olarak, birçok kez öldürücü yaralar aldım. Her şeye rağmen, büyük cerrah ve hekim Abdülaziz kendi sistemi ile beni tedavi etti.
Bu son yıllık savaşlardan evvel de Dağıstan’da  cerrahlar-hekimler vardı. Savaş olmayan dönemlerde de bu hekimler halka şifa dağıtıyorlardı. Dağıstan hekimlerinin kendilerine has tedavi yöntemleri ile sağladıkları başarılar ,tıp ilminde şaşkınlık yaratmıştır. Unutulmamamsı gerekir ki, bu çeşit tedaviler Dağıstan’da bin sene evvel de uygulanıyordu.
Dağıstan’ın tecrübeli hekimlerinin üstün yönlerini ise, tedaviden sonra hastada en ufak bir rahatsızlık kalkmamaktadır. Bunun canlı örneği olarak ben kendimi gösterebilirim. Birçok ateşli silahların açtığı yaralardan başka vücudumda 40 tan fazla irili ufaklı kılıç ve süngü yaraları vardı. Buna rağmen Dağıstan hekimlerinin maharetli ve başarılı tedavileri ile sağla kalarak savaşa devam ettim. Tedavi gördüğüm bu kırıklardan ve yaralardan hiçbir zaman rahatsızlık duymadım.

– Sizin Dağıstan hekimlerinin Tıp’a meydan okuyan bu başarılarının sırrı nedir? Ne tür ilaç kullanıyorlar ki bu kadar başarılı oluyorlar?

– Hekimlerimizin kullandığı ilaçlar bitkisel merhemlerdir. Bunlar genelde tereyağı muhtelif ağaçların kabukları, ağacın ispinosu, reçinesi,katranları ve diğer tedavi için gerekli malzemeler. Bu bitkilerden üretilen ilaçlar yalnız hekimler bilir. Ayrıca bu tür ilaçlar, yaraların dışında hastalıkların tedavisinde de kullanılır.

Dağıstan hekimleri için “dağlılar doğarken, hekim doğarlar”diye espri yapılır. Dağıstan’da ameliyat esnasında hiçbir hastanın-yaralının can verdiği duyulmamıştır. Fakat çeşitli ülkelerde ameliyat masasında kalan hastaların ölüm haberleri sık sık duyulmaktadır.

Konuyla ilgili olarak,bir olayı da burada nakletmeden geçemeyeceğim. Çar ordusunun 10. Kafkas hudut Alayı muhafızlarından mülazım subayı, Paruçik Suxaomplipov 1854 yılında yaralı olarak Çeçenlere esir düşer. Alnından giren kurşun kafasında kalmış.Yaralının kafatasını kamayla açmışlar ve içerideki kurşunu çıkararak tedavi etmişler.. iyileşen Rus subayı Puruçik daha sonra vazifesine devam etmiş ve  bu olay zamanın tıp ilminde büyük başarı olarak yankı yapmış.

Dağıstan hekimleri özellikle Şamil döneminde  ve onun himayesinde çok daha şöhret kazandılar . O zamanlar ünlü hekim olarak bilinen bazılarının isimleri şöyleydi; Kuntad köyünden … Muhammed, Epreli’den Hüseyin Muhama, Kadatlı köyünden Kudatlı Muhama. Kudatlı Muhama’nın romatizma tedavisinde de uzman olduğu söylenir.

Kaynak: “EKO” Kafkasya, No:1, 1995 Moskova
Tercüme: Musa RAMAZAN

 

Bir Cevap Yazın