Tartışıyoruz – Bilgilendiriyoruz

MODERN TIP MI? ALTERNATİF TIP MI?
Merhabalar,
Günümüzde modern tıp ve alternatif tıp arasında bir savaş varmış gibi gösteriliyor. Aslında ikisi de bir babanın çocukları gibi; ne kadar farklı olabilirler ki…
1400 yıl öncesine, Peygamber Efendimiz zamanına baktığımızda Haris İbn-i Kelede, El Razi, Davud El Taki gibi bir çok lokman hekim göze çarpar. Çok daha geriye gittiğimizde ise Hipokrat (Hippokrates)’ı tıbbın babası olarak kabul ederiz. Denir ki, tıbbı Hipokrat yaratmıştır. Yüz yıllar öncesinde, modern tıp henüz modern tıp adını almamışken lokman hekimlik vardı, diğer adıyla koca-karı ilaçları… Zaman geçtikçe sanayileşme ve çıkar ilişkileri üst düzeye vardı, ilaç fabrikaları hastalıkları kendilerine göre uydurmaya ve kendilerine yönlendirmeye başladı. Bu konuyla ilgili bir çok doktor, üst düzey bilim adamı ilaç fabrikalarının ayak oyunlarıyla insanları nasıl hasta ettiklerini, nasıl ilaca bağımlı hale getirdiklerini ortaya koymuştur.
Günümüzde hastalıkların tamamına baktığımızda genetik sebepler, ilaçların yan etkileri, hormonal gıdalar, kötü çalışma şartları, genetik şifreleri kırılmış gıdalar, yapay gıda ürünleri, oksijensiz yaşam, hastalıkların ana nedenleridir. Peki bunları bu hale getiren lokman hekimlik miydi? Tabii ki hayır. Modernlik adı altında insanlar değiştirildi. Köyde yetişen yiyecekler “köylü malı” denerek küçümsendi. Büyük market zincirlerinde hormonlu gıdalar büyük reklamlarla özellikle çocuk kitlelere özendirilip satışa sunuldu. Reklam kozunu çok iyi kullanan firmalar görsel basını ve yerel basını da kullanarak hedeflerine ulaştılar. Bu yapılanların asıl amacı ilaç endüstrisi ve piyasasıdır. İlaçla reklam yasak deniyor, ama diğer yandan ilaç fabrikaları reprezantlar yoluyla hekimlere ilaç pazarlıyorlar. Bu konuda hem ulusal hem de uluslararası alanda bir çok haber çıktı. Şimdi size soruyorum, hangi lokman hekim hangi hastanın üzerinden kendine pay çıkarmış?
Şuna inanın ki, modern tıp alternetif tıpsız, alternatif tıp da modern tıpsız bir yere varamaz. Bu da sadece şunu gösterir ki, her zaman paylaşımdan yana bir taraf sergilemek ve paylaşmak gerekir. Burada önemli olan eğer insan sağlığı ise, ben de diyorum ki, o zaman beraber çalışmak varken bu kavga ne? Neyi paylaşamıyoruz? Ortada o kadar büyük bir rant var ki, ilaç fabrikaları bu pastayı paylaşmak istemiyorlar. Tek sıkıntı bu.
Hiç kimse doktorlara karşı olamaz. Eğitimine yıllarını vermiş bu büyük orduya “işe yaramazsınız” demek, hatalı bir davranış olacaktır. Bizim tek isteiğimiz ortak çalışmalar yapabilmektir. Çünkü bu tüm insanlığa büyük faydalar sağlayacaktır.
Bitkilerin gücü küçümsenemez. Bitkilerin, şu anda kullanılan ilaçların çoğunun hammaddesi oldukları unutulmamalıdır. Peki madem bu ilaçların hammaddesi bitkiler, bitkisel tedaviye nasıl karşı olabilirsiniz? Bu karşı duruşun tek sebebi vardır; o da RANT.
Söylenecek daha çok şey var. Ama şimdilik bu kadar yazacağım. Sonuç itibariyle, bitkilerin gücünü keşfetmek gerekir. Uygun ellerde bitkiler, tahmin bile edemeyeceğiniz virüslere, tümörlere karşı amansız savaşlar verebilir. Geçmişte bunlar kanıtlanmıştır. Son söz yine sizindir.
Her paltformda tartışıyoruz, seminerler ve paneller düzenliyoruz.
Yüce Allah hepimizin sağlığını daim eylesin.